8
Yağmur ormanlarını ve orangutanları Nestlé’den kurtarmaya çalışırken…
Nestlé kampanyamıza katılarak yağmur ormanlarını kurtarma çabasına katılan dünyanın dört bir yanından yüzbinlerce kişinin mektubu, Nestlé’nin uluslararası CEO’su Paul Buckle’ye gönderildi. Ancak şirket şimdilik geri adım atmıyor ve Sinar Mas adlı şirketin yağmur ormanlarını yok ederek elde ettiği palmiye yağlarını satın almaya devam ediyor. Nestlé’nin YouTube’tan kaldırmaya çalıştığı videomuzu henüz görmediyseniz mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.
Nestlé günde 1 milyarın üzerinde ürün satan dünyanın en büyük yiyecek içecek şirketlerinden biri. Şirketin kendi raporları, son bir yılda palmiye yağı ihtiyaçlarının iki katı arttığını ve bu oranın 320.000 ton olduğunu gösteriyor. Nestlé büyümeye devam edecek. Nestlé büyüdükçe daha çok palmiye yağı kullanacak ve Sinar Mas bu en iyi müşterisi için daha çok yağmur ormanı kesecek.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Toplantısı için 3 yıl önce Endonezya’ya gittiğimde, kesif yağmur ormanları beni büyülemişti. Yeryüzündeki bu cennetin şirketler tarafından cehenneme çevirildiğini düşününce isyan etmemek mümkün değil.
Oysa Nestlé için kesilen yağmur ormanlarının her karışına hepimiz muhtacız. Çünkü dünyanın iklimi şimdi hiç değişmediği kadar hızlı değişiyor. Yerel halk ve yok olmanın eşiğindeki orangutanlar Nestlé uğruna evsiz kalıyor. Bu yüzden kampanyamıza kazanana kadar devam etmek zorundayız.
Yağmur ormanlarına rahat vermediği için karşısında Greenpeace’i bulan ilk şirket Nestlé değil. Ne mutlu ki geçmişte aynı tedarikçi Sinar Mas’tan palmiye yağı satın alan Unilever ve Kraft’a karşı başlattığımız kampanyaları kazandık. Şimdi sırada Nestlé var.
Sadece reklam bütçesi bile bütün Greenpeace bütçesini katlamaya yetecek olan Nestlé’nin üzerinde yeterli baskıyı oluşturabilmemiz için vereceğiniz her kuruş, kazanana kadar kampanyamıza devam etmemizi sağlayacak.
Sadece bireylerden aldığımız maddi destekle ayakta durmamızı sağlayan ve bu yüzden hiç bir şirketin ve devletin çıkarlarını gözetmek zorunda kalmadan, yalnızca gezegenimizin haklarını savunma lüksünü bize veren tüm destekçilerimize teşekkür ediyorum ve çok ihtiyaç duyduğumuz şu an sizi de destekçimiz olmaya davet ediyorum.
Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler, mücadelemiz beraberce sürecek.
Saygılarımla
Dr. Uygar Özesmi
Genel Direktör
Greenpeace Akdeniz
21
İnsanın insana kokusu yaramıyor…
Peru’da insanları öldüren ve cesetlerden elde ettikleri yağları kozmetik sektöründe kullanılması için karaborsada satan bir çete ortaya çıkarılırken, uzmanlar, insan yağı konusunda büyük bir piyasa olduğu varsayımına şüpheyle yaklaşıyor.
“Parfüm “filmi gerçek oldu. Ünlü Alman yazar Patrick Süskind’in romanından uyarlanan filmde baş karekter, genç kızları öldürdükten sonra yağlarından parfüm yapıyordu. Filmi adeta Peru’da gerçek oldu. İnsanları öldürüp yağlarını kozmetik şirketlerine satan bir çete ortaya çıktı.
Peru’da adam kaçırmalarla ilgili emniyet birimi müdürü Albay Jorge Mejia, yakalanan 3 zanlının 5 kişiyi öldürdüklerini itiraf ettiklerini, ancak çetenin daha fazla cinayete karışmış olmasından şüphelendiklerini söyledi.
Mejia, zanlılardan ikisinin sıvı insan yağı dolu şişeler taşırken yakalandığını ve polise bunların piyasa değerinin galon başına 60 bin dolar (litresi 15 bin dolar) olduğunu söylediklerini aktardı.
YAĞ KOZMETİK ŞİRKETLERİNE SATILDI
İnsan yağının Peru’nun başkenti Lima’da aracılara satıldığını belirten Mejia, polisin bunların daha sonra da Avrupa’daki kozmetik şirketlerine satıldığından şüphelendiğini, ancak bu yönde herhangi bir satış işlemi olduğunu teyit edemeyeceklerini kaydetti.
Mejia, polisin 4 ay kadar önce insan yağı satıldığına dair bir ipucunu değerlendirerek harekete geçtiğini ve çeteye sızdığını, daha sonra ede edilen örnekten bunun insan yağı olduğunun doğrulandığını söyledi.
BİR LİTRE İNSAN YAĞI BULUNDU
3 Kasım’da çete üyeleri Serapio Marcos Veramendi ve Enedina Estela’nın Lima’da bir otobüs durağında şişe içinde 1 litre insan yağıyla yakalandıklarını anlatan Meija, bu zanlıların verdikleri ifadelerin ardından 3 gün sonra diğer zanlı Segundo Castillejos’a ulaşıldığını anlattı.
Çetenin altı üyesinin aranmakta olduğunu kaydeden Mejia, bunlar arasında çetenin lideri Hilario Cudena’nın da bulunduğunu belirtti.
Polis, basın toplantısında gazetecilere zanlılardan ele geçirdiği iki şişe yağ ile 27 yaşındaki bir kurbanın resmini gösterdi. Polisin insan yağını alan satıcının peşinde olduğu belirtildi.
ÇETENİN FAALİYET GÖSTERDİĞİ YERDE 60 KİŞİ KAYIP
Resmi polis kayıtlarına göre, çetenin faaliyet gösterdiği Huanuco eyaletinde yaklaşık 60 kişinin kayıp olduğu biliniyor. Tıbbi uzmanlar ise insan yağı konusunda uluslararası alanda bir karaborsa piyasa olduğu konusunda şüphelerini ifade ediyor.
Yale Üniversitesi’nden dermatoloji profesörü Lisa Donofrio, cildin esnekliğini muhafaza etmeye yönelik “insan yağı ekstresi” için belki küçük bir pazar olabileceğini, ancak bu tip yaklaşımların bilimsel olarak tümüyle saçmalık olduğunu söyledi.
Uzmanlar, ayrıca insan yağının kırışıklık karşıtı tedavilerde kullanıldığını, ancak bunun da her zaman tedavi olan kişinin kendisinden elde edildiğini hatırlatıyorlar.
New York’taki Cornell Weill Medical College’da görevli doktor Neil Sadick, tedavide başka birinin yağının kullanılmasının insan yaşamını tehdit eden sonuçlara yol açabileceğini vurgularken, Virginia Üniversitesi’nden plastik cerrahı Adam Katz da birçok insanın yağ bağışlamaya istekli olduğunu, bu konuda karaborsa oluşması için bir neden bulunmadığını belirtti.
8
“Tariş” için hasta aranıyor!!!
2-3 gün önce okuyan arkadaşlarımız bilir Media Markt ve reklamları üzerine yazı yazmıştım. Okumayan arkadaşlar bu linkten ulaşabilirler.
Şimdi o yazıda belirttiğim kriterleri alt üst eden bir reklamı sizlere sunmak istiyorum. Bir egeli olarak ege’nin en eski ve kalıplaşmış kurumlarından Tariş’in değişimini yakından takip ediyorum. Bir arkadaşımın (Sıla) internetteki videosunu paylaştıktan sonra işte budur dedim.
Bir reklam nasıl olur tüketiciyi nasıl çeker tüketiciyi nasıl etkiler tüketicide nasıl bir tebessüm bıraktırır. İnsan Tariş zeytin yağı aldığı için bu kadar mı mutlu olur ortalıkta grip salgınları almış başını giderken bir ohhhhhhhhhh çektirir.
Ellerine fikirlerine sağlık bu işi yapan reklam ajansının. Aynı zamanda bu işi yayınlamayı göze alan Tarişe’de teşekkürler. Kesinlikle Media Markt’ın izlemesi gereken bir reklam filimi.
Her şey o kadar yalın ve açık ki sen tüketici olarak izleyip mutlu sonda bir sinema perdesinin kapanışı gibi alkışlamayı bekliyorsun. O kadar uçta örnekler çıkıyor ki sektör de işte burası boşuna Türkiye değil diyor insan.
Buyurun fikirlerime söylemlerime katılırmısınız bilmem ama izledikten sonra sizde de bir gülümseme bir rahatlama olacağına eminim…
Eğer işimiz bir ürünü sattırmaksa ki verilen milyonlar bunun içindir. Belki şimdi değil ama 2-3 gün sonra market rafından Tarişi alırken bu gülümseme yüzünüzde ortaya çıkacak.
İyi ve kötü hayatta olduğu gibi işlerde de ortaya çıkıyor ya iyi yolu seçiyorsun ya da kötüyü…Kendinden söz ettirmektese marifet halk dilinde bazı tabirler vardır…Birinden bahsederken …. çocuğu diyerekte bahsedilir, cömert,yetenekli diyerekte…
Bu markaların hangi kategoriye girdiğine siz karar verin !!!
Yazarlarımız Yazıyorlar
Etiketler
Millet kategori görsün !
Bağlantılar
- Babamın Kumandasından
- Benimmeselem
- Beyin Ereksiyonu
- Designer Font
- Erdil Yaşaroğlu
- Gennaration
- Gökhan Akça
- Hoccanın Gastesi
- İnternet Mutfağı
- İsmail Dağlı
- Kreativme
- Marka Yöneticisi
- Meşgul Sinyali
- Müge Cerman
- Onur Almışlar
- Orjinal fikirler deposu
- Pazarlama Cadısı
- Punctura
- Sanal Mutfak
- Selim Tuncer
- Selmin Ulusu
- Simto Alev
- Siteniz
- Smart Marketing Journal
- Yaratıcı Fikirler
- Yazan Blog
- Zaytung




























