27
Param yok ondan kobayım…
Yabancı firmalar, ilaç araştırmalarında madde bağımlılığı ve alkol tüketiminin düşük olduğu Türkiye’yi tercih ediyor. Kobaylık yapan kişilerin sayısı 8 bine çıktı
Türkiye’de uyuşturucu bağımlılığı ve alkol tüketiminin düşük olması nedeniyle yabancı ilaç firmaları ‘Türk kobayları’ tercih ediyor. Parasızlıktan ek gelir olarak kobaylık yapan vatandaşa araştırma başına 300 ile 1000 YTL arası ücret veriliyor.
“İnsan kobaylar” üzerinde eczanelerde satılan patentli ilaçların eşdeğeri olarak üretilen yerli ilaçları denediklerini belirten Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hakan Çetinsaya İyi Klinik Uygulama Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Aydın Erenmemişoğlu, gönüllüleri kontrol altında olabilmesi için sadece Kayseri’de yaşayanlar arasından tercih ettiklerini belirtiyor. Erenmemişoğlu, Avrupa’daki mevcut en büyük ilaç araştırma kliniği olduklarını söyleyerek, şu bilgileri veriyor:
Yabancılar bizi istiyor
“Alman Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimine kayıt olduk. Böylece bizim verdiğimiz raporlarla dünyanın her yerinde, Brezilya’dan Hindistan’a ilaç satılıyor. İlaç geliştirmenin çeşitli aşamaları var ama dünyada ilk kez, ürün bazında değil klinik bazda, Faz1, Faz2, Faz3’ü tamamen Türkler tarafından yapılmış ve dünya piyasasına verilmiş ilaçlar var.
Yılda 125-130 civarı Türk firma için biyoeşdeğerlik çalışması yapıyoruz. 12 de yabancı firmadan teklif oluyor. Sevindirici başka bir husus, yurtdışından da tamamen yabancı ilaç firmaları bizimle çalışmak istiyor. Bunun nedenlerinden biri Türkiye’deki deneklerin uyuşturucu bağımlısı olmaması, diğeri Türkiye’de göreceli olarak alkol tüketiminin düşük olması.”
Çaresizlik kobaylığa itti
2001 krizinde çaresizlikten kobaylık yapan 60 kişinin sayısı yedi yılda 8 bine fırlarken, eşdeğerlik çalışmasında ağrı kesici, antibiyotik, antidepresan, alerji ilaçları ve mide ülseri tedavisinde kullanılan ilaçlar deneniyor.
Kanser ve hormon ilaçları denekler üzerinde kullanılmıyor. İlaçlar, biyoeşdeğerlik araştırmasının ardından, sağlıklı ve hasta denekler üzerinde de deneniyor.
Erenmemişoğlu, gönüllülerin sağlığının tehlikeye düşmesinin söz konusu olmadığını, bugüne dek de ciddi sağlık sorunu yaşayan bir gönüllü olmadığını belirtiyor.
Kadınlar tercih edilmiyor
Merkezdeki denek kadın sayısı 30 – 40 civarında. Erenmemişoğlu, “Anatomik özelliklerin yanı sıra sosyokültürel etkenler nedeniyle erkekler kadar rahat değiller. Aileden, eşten izin almaları gerekiyor. Gebe olmadığından yüzde yüz emin olmak gerekiyor. Kadınlarla çalışmayı biz de çok arzu etmiyoruz. Türkiye’de kadınlarda önemli oranda kansızlık ve ilave bir takım hastalıklar var. Erkeklere göre daha uyumsuz, agresif, kavgacılar. Erkek nüfus daha sağlıklı.”
MİLLİYET
16
Kirli batı ve temiz doğu mu?
Avustralya yerlileri Aborjinlerin avukatları, ülkede 1920 ve 1930’larda cüzzam tedavisi çalışmalarında Aborjin çocuklarının denek olarak kullanıldıkları suçlamasında bulundu.
Çalınan Kuşaklar İttifakı’nın avukatı Kathleen Mills, senato soruşturma komisyonunda yaptığı konuşmada, cüzzamlı Aborjin çocuklarına, tepkiyi değerlendirmek için hastalık serumu şırınga edildiğini söyledi.Mills, meclisin geçen ay resmen özür dilediği onlarca yıl sürdürülen asimilasyon politikası çerçevesinde ailelerinden zorla alınan Aborjin çocuklarıyla ilgili tazminat yasa tasarısının ele alındığı senato soruşturma komisyonunda, ’’Bunlar (çocukların denek olarak kullanılması) daha önce dile getirilmeyen şeyler’’ dedi.
Aborjin çocuklarının, ailelerinin ellerinden alınmasının dışında ’’kullanıldıklarını’’ da söyleyen Mills, ’’Bilinmeyen çok fazla şey var’’ diye konuştu. Mills, komisyondan çıktıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, bir sağlık görevlisi olan amcasının kendisine bu çocukların kobay olarak kullanıldıklarını anlattığını belirtti.
Sağlık Bakanı Nicola Roxon da komisyonda yaptığı konuşmada, bu tür uygulamalar olup olmadığını araştırmak üzere arşivlerin kontrolü için gerekli birimlere talimat verdiğini söyledi. Bunların çok ciddi iddialar olduğunu belirten R’oxon, gerçekleri saptamak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.
Sydney Üniversitesinden tıp profesörü Warwick Britton ise iddiaların ’’çok kuşkulu’’ olduğunu savunarak, Avustralya ya da dünyanın başka bir yerinde cüzzam serumu kullanıldığından haberi olmadığını ifade etti. Hastalık serumu, bakteri ya da toksinlerle bağışık kılınmış hayvanların (özellikle atın) kan serumunun pasif bağışıklık sağlamak amacıyla tedavide kullanımı olarak biliniyor.
Avustralya’da geçen yüzyılda, 100 bin civarında Aborjin çocuğunun ailelerinden alınarak beyaz Avustralyalılar gibi büyümeye zorlanmasıyla ilgili hükümet politikalarının kurbanlarına tazminat ödenmesiyle ilgili yasa tasarısı gündemde bulunuyor.
Yazarlarımız Yazıyorlar
Etiketler
Millet kategori görsün !
Bağlantılar
- Babamın Kumandasından
- Benimmeselem
- Beyin Ereksiyonu
- Designer Font
- Erdil Yaşaroğlu
- Gennaration
- Gökhan Akça
- Hoccanın Gastesi
- İnternet Mutfağı
- İsmail Dağlı
- Kreativme
- Marka Yöneticisi
- Meşgul Sinyali
- Müge Cerman
- Onur Almışlar
- Orjinal fikirler deposu
- Pazarlama Cadısı
- Punctura
- Sanal Mutfak
- Selim Tuncer
- Selmin Ulusu
- Simto Alev
- Siteniz
- Smart Marketing Journal
- Yaratıcı Fikirler
- Yazan Blog
- Zaytung



























