Browsing articles tagged with " izleyici"
  • Ünlü gafları-2
  • Tem
    2

    Deli ile dahi arasındaki farkı Murat Bardakçıya sorarlarsa…

    Yazan admin  //  Memleketimden, medya şaklabanları  //  Yorum yok

    Murat Bardakçı neden hep aynı elbiseyi giyiyor? Altay’lı Bardakçı’nın elbise sırrını deşifre etti

    Teke Tek’e yine bir izleyici maili damga vurdu. Ama o mail bu kez Fatih Altaylı’nın çıldırmasına değil, Murat Bardakçı’yla dalga geçmesine neden oldu.

    Habertürk ekranlarında Teke Tek’e yine bir izleyici maili damga vurdu. Ama o mail bu kez Fatih Altaylı’nın çıldırmasına değil, Murat Bardakçı’yla dalga geçmesine neden oldu. Birisi Murat Bardakçı’ya, “deli ile dahi arasında saç kılı kadar fark” olduğunu hatırlatsa iyi olur…

    Altaylı, bir izleyici mailinde Murat Bardakçı’nın hep aynı elbisleri giydiği vurgulanırken şöyle denildi:

    “Sayın Altaylı, Murat Bardakçı’yı hep aynı gömlek ve ceketle görmekten bıktık. Kendisine üç kuruş para verin de kendine birtakım elbise alsın.”

    Bardakçı ise cevaben, ‘üç kuruş değil oldukça iyi para veriyorlar’ dedikten sonra neden hep aynı elbiseyi giydiğini açıkladı. “Sabah kalktığımda neyi giyeceğim derdim olmuyor ” Altaylı ise araya girerek ilginç bir anektod aktardı.

    “Geçen gün kendime gömlek aldım dedi. Tam 8 gömlek. Ama hepsinin rengi, deseni, modeli, biçimi aynı.”

    Bardakçı dahilerin benzer şekilde giyindiğini söylerken, ünlü fizikçi Albert Einstein’ın da aynı elbiseden yüzlerce çift aldığını söyledi. Altaylı’nın ‘yani dahiler böyle mi giyiniyor?’ sorusuna ise büyük bir tevazu içinde ‘evet’ dedi.

  • Biz ceseti yaktık enerji oldu ya siz!
  • Eki
    31

    “Nefes:Vatan Sağolsun”filmi

    Yazan admin  //  Kategorilenmemiş  //  Yorum yok

    Vizyona bu sene Türk filmi olarak 80 civarında film girmiş. Bu iyi bir şey çünkü filmler eleştirir, savunur, ödüllendirir,kötüler…

    Serbest piyasa koşullarında her malın alıcısı vardır. 80 milyonluk pazarda satacak bir film yapamayanlar düşünsün sonunu…

    Bir kaliteli film yapmak kadar doğru zamanda pazarlamak vizyona çıkarmakta önemlidir. Bu işi yakın zamanda en iyi yapan film. Issız Adamdı…

    Şimdi de “Nefes“…

    Neden?

    Nefes adlı filmin senaryosuna bakarsak filmde “2365 metre yükseklikteki Karabal Jandarma Karakolu’nu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki kırk askerin hikayesidir.

    Büyük çaplı bir sınır ötesi operasyonun başlamasıyla, telsiz röle istasyonunun bulunduğu Karabal Jandarma Karakolu’nun önemi daha da artmıştır. Çünkü operasyona katılan birliklerin haberleşmesi artık bu röle istasyonu ile sağlanacaktır. Güneydoğu’da Irak sınırına yakın bir ilçedeki Komando Tugayı’nda görevli Yüzbaşı ve emrindeki askerler, tipi ve karla mücadele ederek iki gün süren intikalin ardından karakola ulaşırlar.

    Karakol’da bulunan Jandarma askerleri ile birlikte geçirdikleri günlerde acıyı, sevinci ve hasreti paylaşırlar; son güne kadar karakolu ve telsizi koruma görevlerini yerine getirmek için mücadele ederler.” anlatılır.

    2008 yılında çekimleri tamamlanan film belki pazarlama nedenleri dolayısıyla 2009 sonuna kadar ertelenmiş. Ama filme başarıyı getiren “Kürt açılımı” oldu oluyor da.

    Son sinema izleyicisi rakamlarına göre 1 milyon izleyici sınırına dayanan film gündemin tam da içinde.Kürt sorunu, kürt açılımı, PKK,dağdan iniş,demokratik açılım kavramları içinde yerini buldu…

    Gazilerimizin, şehitlerin protestoları beklenenin üzerinde olunca açılım kısa bir süreliğine askıya alındı…Sonuçta bilerek, bilmeyerek ! bu film zamanlama açısından perfect bir şekilde sunuluyor.

    Yabancıların deyişi ile timening tam yerinde…Ben bu rüzgarla izleyicilerin sayısında artış olacağını WOM’la birlikte rakamın film başarısını pekiştireceğini düşünüyorum…

    Hep söylüyorum arkadaşlarıma söyleyeceğim de fırsatçılık önemlidir. Bir ürün ne kadar kaliteli harika olursa olsun onu pazarlayacak ortamı ve miti yaratmazsan istediğin satış düzeyine ulaşamazsın. Kimi zaman milyonlar döküp bir ortam hazırlamak istersin kimi zaman fırsat ayağına para harcamadan gelir. En makul olanı da budur. Havayı koklamak dığru zamanda doğru şeyleri yapmak.

    Nefes’e başarılar umarım planlı bir pazarlamanın ürünüdür el yordamıyla yapılmıyordur bu süreç. Çünkü bir şeyin yapmak kadar yönetmekte akıl ve bilgi işidir.

    Türkiye’nin günlük değişen gündeminde hala birşeyleri satamayan şirketlerin kendilerini silkelemesi gerek. Her güne aynı pencereden bakıp günaydın demek yerine bugünde salonun penceresini açıp arka sokağa bakmalarını yeğlerim…

    E-mail adresinizi giriniz:

    Çarsamba Pazari
    Marka Saklabani
    Radyo programlarindan
    Social Media
    Nestle
    TEV
    Beni Koruyun
    Unicef

    Yazarlarımız Yazıyorlar


    Yazılar

    Emrah Serdaroğlundan

    Castle

    Gurna

    a venus sun

    SunSet

    Life on Mars

    Devamı için