2
Ayakkabıya ayakkabıyla cevap
ABD’nin eski başkanı George Bush’a ayakkabı fırlatan Iraklı gazeteci Muntazır El Zeydi’ye Paris’teki basın toplantısında ayakkabı fırlatıldı.
Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan El Zeydi’nin basın toplantısı sırasında kendini “sürgündeki Iraklı bir gazeteci” olarak tanıtan bir kişi, kısa süreli konuştu ve El Zeydi’yi “diktatörlüğün yandaşı” olmakla suçladı.
Daha sonra bu kişi “Al, bu ayakkabı da senin için” diye bağırarak ayakkabılarından birini Zeydi’ye fırlattı. Ayakkabı El Zeydi’ye isabet etmedi. El Zeydi’nin ağabeyi ile ayakkabı fırlatan kişi arasında kısa bir itiş-kakış oldu ve bu kişi salondan çıkarıldı.
El Zeydi, daha sonra yaptığı açıklamada, “Ben ayakkabıyı bir Iraklıya değil, işgale fırlatmıştım” dedi.
Muntazır El Zeydi, Bush’a isabet ettiremediği pabuçlarıyla özellikle Arap dünyasında kahraman gibi karşılanmış, ancak bu eylemi nedeniyle 9 ay hapis yatmıştı.
El Zeydi, basın toplantısında, Paris’e tedavi görmek için geldiğini ve tutukluluğunun ilk 3 gününde işkence gördüğünü söyledi. Ellerinin arkasından bağlandığını ve demir sopalarla dövüldüğünü belirten El Zeydi, vücudunda kırık ve yırtıklar bulunduğunu ifade etti.
İsviçre’de Iraklı sivillere yardım vakfı kuran El Zeydi, bir gün Irak’a geri dönmek istediğini de kaydetti.
14
Pink – Dear Mr President
ABD devletinde azınlıktada olsa sistemi yönetimi sorgulayan sanatçılar var…
Onlardan biride pink…
4
Alkolikten Yıldızlığa…
JFK, Nixon gibi siyasi portreleri konu alan tartışmalı filmlerin yönetmeni Oliver Stone, bu kez ABD Başkanı Bush’un hayatını beyaz perdeye aktarıyor. Filmin ana teması; "Bush gibi bir alkolik, nasıl oldu da dünya lideri oldu." Alkolü bırakıp, kendini dine veren Bush, babasının gözüne girmek için Irak’a saldırırken dünyayı da tehlikeli bir yolculuğa sürüklüyor.
SENARYO, Beyaz Saray’daki bir sahneyle başlıyor. Başkan George W.Bush, kurmaylarıyla ABD’nin düşmanlarını nasıl tanımlayacaklarını tartışıyor. "Tahammül Edilemeyenler Eksenine Elveda", "Nefret Ekseni" gibi seçenekler gündeme geliyor. Sonra bir Evreka anı yaşanıyor ve tarihe geçecek tanımlama bulunuyor; "Şer Ekseni."
Ardından kamera Başkan Bush’un Yale Üniversitesi’ndeki gençlik yıllarına geri dönüyor. Bush, votkasını, çöpte bulduğu kutunun dibindeki portakal suyuyla karıştırırken görülüyor. George W.Bush’un övündüğü en önemli özelliklerinden biri ezberleme yeteneği. Dernek liderini bu kabiliyetiyle etkilemeye çalışırken görülüyor. Birileri bir gün babası gibi siyasetçi olmak isteyip istemediğini soruyor. Oğul Bush’un yanıtı net; "Tabii ki hayır, bu dünyada istediğim son şey."
Yıllar geçer, ama alkol genç Bush’un yakasını bırakmaz. Baba Bush, çöp bidonları devirerek eve dönen sarhoş oğluna alkol tedavisi görmesini önerdiğinde genç adam öfkeden kendini kaybeder; "Bay Mükemmel, Bay Savaş Kahramanı, Bay Lanet Olası, Herşeye Kadir" diyerek babasına öfke kusar. 40’ıncı doğum gününde alkol fıçısına düşmüş gibi körkütük sarhoş olan Bush, o günden sonra alkole veda eder, kendini dine verir.
Bir zamanlar siyasetle yakından uzaktan alakası olmayan Bush, birden siyasete ilgi duymaya başlar. 1992 yılında baba Bush, Bill Clinton karşısında yenildiğinde gözyaşlarını tutamaz. Oğul Bush ise "Saddam’ı devirseydin böyle olmazdı" der. Irak takıntısı Bush’un kafasına yerleşmeye başlamıştır. 1994 yılında Teksas Valiliği’ne aday olmaya kalktığında ailesi engel olmaya çalışır. Çünkü George’un başarısızlığının kardeşi Jeb Bush’un Florida Valisi olma şansını azaltacağını düşünmektedirler. Bush’un Teksas Valisi olması ailesi için de sürpriz olur. Oysa Bush’un siyasi yolculuğu daha yeni başlamaktadır.
’Babamdan büyük başka bir Baba var’
SENARYOYA göre Bush, Irak sözkonusu olduğunda inatçı ve saldırgan tutumuyla dikkat çekiyor. Bush, Irak savaşının kendisine Tanrı’nın emri olduğuna inanıyor. Bush, ’babanızdan tavsiye alıyor musunuz’ sorusuna "başvurabileceğim daha büyük bir Baba var" diyor.
Bush, BM renklerine boyanmış ABD casus uçağıyla Irak lideri Saddam Hüseyin’i öldürme planını anlattığında İngiltere Başbakanı Tony Blair, şoke oluyor.
Bush’un etrafındaki kişilere "lakap takma takıntısı" da filmde işleniyor. Bush ayrıca bir sahnede Paul Wolfowitz’e ’kulak kıllarını traş etsene" diyor.
KRAKER VAKASI
Bush’un bir takıntısı da Amerikan futbolu. Irak savaşının yakında başlayacağını bildirmek için Suudi Büyükelçisi Bandar’ı arar. Ancak Bandar toplantıdadır, Bush’un ise bir dakika bile beklemeye tahammülü yoktur. Bush haberi verdikten sonra Miami Dolphins-Baltimore Ravens playoff maçını izlemek için televizyonun başına koşar. Ancak boğazına kraker kaçınca yere düşer ve oyunun ikinci yarısını kaçırır.
Yazarlarımız Yazıyorlar
Etiketler
Millet kategori görsün !
Bağlantılar
- Babamın Kumandasından
- Benimmeselem
- Beyin Ereksiyonu
- Designer Font
- Erdil Yaşaroğlu
- Gennaration
- Gökhan Akça
- Hoccanın Gastesi
- İnternet Mutfağı
- İsmail Dağlı
- Kreativme
- Marka Yöneticisi
- Meşgul Sinyali
- Müge Cerman
- Onur Almışlar
- Orjinal fikirler deposu
- Pazarlama Cadısı
- Punctura
- Sanal Mutfak
- Selim Tuncer
- Selmin Ulusu
- Simto Alev
- Siteniz
- Smart Marketing Journal
- Yaratıcı Fikirler
- Yazan Blog
- Zaytung



























