10
Pazara kadar değil mezara kadar olur taraftarlık
Mezar taşındaysa Kara Kartal var. ” Beşiktaşlı Deli Dündar” olarak bilinen Dündar Kanadlı’nın Pendik’teki sıradışı mezarını görenler, ‘ bu ne büyük bir aşk ‘ demekten kendilerini alamıyorlar. Dündar Kanadlı’nın Beşiktaş aşkı öylesine büyükdü ki, ölmeden önceki son sözü, ” Beşiktaş maçı kaç kaç ?” oldu. Kızı Hülya Kanadlı, o o anı anlatırken hala duygulanıyor. Babasının Beşiktaş sevgisi ölümsüzleştirmek için mezarını yaptıran oğlu Mehmed Kanadlı’da babasının ölümünün ardından babasının ağzından yazdığı mektup’da şöyle diyordu : ” Hani o hastane döşeğinde güçlükle nefes alırken, elini sıkı sıkıya tutup sana “Maç kaç kaç” diye sormuştum hatırlıyor musun? Bunların ağzımdan duyacağın son kelimeler olabileceğini de tahmin ediyordun değil mi? Öyle olmasaydı hastaneden eve dönerken, ağlaya ağlaya maç dinlemezdin. İşte o an aklına geleni yapsaydın, şimdi böyle hayıflanıyor olmazdın. Sadece radyonun sesini sonuna kadar açıp, cepten arayarak “Baba dinle bak” diyecektin. Ölüm döşeğindeki adama maç dinletmek çok mu delice geldi sana? O tribünün sesini son kez duyabilmeyi istemek çok mu saçmaydı? Hani ‘Beşiktaş bizim herşeyimiz’di?” diyordu.
2008 Nisan’ında tamamlanan Kanadlı’nın mezarını görenlerin aklına Beşiktaş taraftarının İnönü tribünlerinde yankılanan o ünlü tezahüratı geliyor. O, tezahüratta şöyle diyor siyah beyaza gönül verenler, “Beşiktaş sana yemin olsun, Bitmeyecek sevdan mezarımda bile”…
KARA KARTALLI MEZARIN HİKAYESİ
1923 yılında doğan Dündar Kanadlı, Devlet Devir Yollarında uzun yıllar görev yaptı. Beşiktaş tutkusu ilk gençlik yıllarından beri içindeydi. 53 yıl aynı yastığa baş koyduğu eşi Yücel Kanadlı da onun gibi fanatik Beşiktaş taraftarıydı. 6 çocuğu ve torunları da kendisi gibi Beşiktaşlıydı. Kıza Hülya Kanadlı babasının Beştaşlılığını ve mezarın hikayesini anlatırken, ” Beşiktaş galip gelirse hepimizi tek tek arardı. ‘ Ölürsem, Beşiktaşlı olarak ölürüm’ derdi. ‘Beşiktaş için canım feda’ derdi. Bu bize çağrışım yaptı” şeklinde konuştu.Kanadlı’nın en küçük oğlu Mehmed Kanadlı, 2007 yılında babasının mezarını bir bayram günü, ziyaret ettikten sonra kararını verdiğini söyledi. Mehmed Kanadlı O günü, ” ilk gördüğü mermerciye girip, babama özel Bir Beşiştaş mezarı yaptıracağımı söyledim . Mezar ustası da Beşiktaşlı çıktı ” şeklinde anlattı. Camdan, sokağa hatta karşı binaya bağırarak tezahürat yapacak kadar Beşiktaşlı olan Dündar Kanadlı’nın torunu da bugün dedesinin izinden gidiyor. Okula giderken bile Kartallı atkısını üzerinden hiç çıkarmıyor.
4
Ekinden ekmeğe Beşiktaş…
Dün akşam ki maçtan sonra uzun zamandan beri yazmayı düşündüğüm ama karar veremediğim yazıyı yazamaya karar verdim.
Akşam ki Beşiktaş’ın 3-0′lık yenilgisi ve Yıldırım Demirören’in istifası üzerine değil sosyal fayda üzerine olacak. Beşiktaş takımını kardeş takım edeli kendimce yıllar oldu. Ama son yaptığı faaliyeti kimler düşündüyse kimler uygulamaya koyduysa bu kulüp başkanı da dahil tebrikler.
Vizyon sahibi olmak başka birşey sosyal katkıda bulunmak bunlardan da biri. Son maçlarında Beşiktaşın formasının üzerinde Türk Kızılayı’nın reklamını görmeyen yoktur.
İşletmede en önemli husulardan biridir bulunduğun mahalleye bulunduğun semte faydalı işler yapmak. Oradaki halkın sevgisini kazanmak, bunun üzerine binlerce yazı yazılmışıtır ama uygulamaya gelince iki elin parmaklarını geçmeyen firma uygulamıştır. Zaten biz de hala o firmaları biliriz.
Türkiye’de hiç bir spor takımı böyle bir uygulama yapmamıştı. Herkes bir iletişim markasının sponsorunu alır ama kimse sosyal bir organizasyonun markasını üzerinde taşımayı akıl edemedi.
Kitlelerin özellikle en fazla izlediği bir spor müsabakasını kullanmak kimsenin ya aklına gelmedi yada işine. Her iki düşüncede de tebrikler Beşiktaşa. Ölçülebilirlik sorunu Türkiyemizde hala devam etmekte.
Eline 3-5 kuruş geçen her firma tv reklamı, radyo reklamı, basılı medyayı kullanmayı seviyor ama ne kadar verimli sorusuna cevap vermek istemiyor. Zaten istese de veremiyor. Artık dünya genelinde medya planlamacılığı yükselen bir meslekken feedback işini ciddiye kimse almıyor.
Örneğin ben merak ediyorum BJK formalarının Türk Kızılayına ne kadar katkısı oldu ya da oluyor. Eğer ben bir Sivil Toplum Kuruluşu olsaydım peşine düşer bu işin sonuna kadar giderdim. Belki de sayfalarca reklam vermek yerine daha doğru bir uygulamadır. Bu konuda bir fikri ve sonuçla ilgili düşünceleri olan varsa bana mailden ulaşırlarsa sevinirim medyasaklabanlari@gmail.com .
Tekrar konuya dönersek Coca-cola vakıf kuruyor gençlere proje yaptırıyor onlara parasal destek veriyor. Anadolu topraklarına yaptığı katkıyla Florida eyaletine verdiği desteği geçmeye çalışıyor! Neden…
Bunun nedenini bu işler gereksiz diyen ufak bir bütçe bile ayırmayan şirketlerdeki çalışan arkadaşlarıma sormak gerek.
İkinci en büyük neden arkadaşlarımız tarafından öne sürülen: Şirket bütçe ayırmıyor…
Bu arkadaşlarıma sorarım bulunduğu mahalledeki yoksullara, mahalle takımına,camiye, okula bile mi verecek destekleri yok. Ozaman nasıl bir şirket bu adı niye şirket. Bu bahaneye inamıyorum ben. Yerellik biz de yok hep ulusal düşünüyoruz. Ben kamu yararına birşey yapamıyorum bütçem yok. Kardeşim sende mahallene yardımcı ol. Kimse bunu sormuyor x elektrik firması okulun elektriklerini yenile, muhtarlığın hastanenin. İlle starda ille Kanal D de olman gerekmez, sende yeniasır tv’de ege’de çık. Ya da çıkma WOM’a inan!
İşte o yüzden hep söylüyorum bizim görevimiz firmalara iş yapmanın dışında da eğitmek.
Beşiktaş kendi imkanlarını kullanarak çok iyi bir işe kalkışmış. Bu ekilen Kızılay ekinleri bir süre sonra görecek ki önce un olarak sonra ekmek olarak Beşiktaş’a geri dönecek…
17
Cep telefonuyla transfer edildiğini öğrenen futbolcu…
Beşiktaş, Fahri Tatan’ı Konyaspor’a 1.6 milyon YTL’ye verdiğini açıkladı, futbolcu buna tepki gösterdi, “Oynayacak kişi benim, nerede istersem orada oynarım” dedi
Çaykur Rizespor’a kiralanan, Avusturya kampının en çalışkan isimleri arasında yer alan Fahri Tatan’ın çabası, Beşiktaş’ta kalmaya yeterli olmadı. Tecrübeli oyuncunun Konyaspor’a transfer olduğu açıklandı.
Konyaspor Başkanı Mehmet Ali Kuntoğlu, “Fahri, artık Konyaspor’un oyuncusudur. 2 yıllığına anlaşma sağladık. 10 numara sorununu çözmüş olduk” dedi. Kulüp de Fahri’yi 1 milyon 600 bin YTL karşılığında Konyaspor’a verdiğini Borsa’ya açıkladı.
Bu durumun tamamen kendi dışında geliştiğini ifade eden Fahri, “Hâlâ bilgi sahibi değilim. Uçaktan indiğimde cep telefonuma, ‘Fahri Tatan, Konyaspor ile 2 yıllık anlaşma sağladı’ diye bir mesaj geliyorsa, ortada gerçekten düşünülecek çok şey var demektir” diye konuştu.
Tecrübeli futbolcu, “Hangi kulüpte oynayacağım belli değil. Sonuçta istenmediğim yerde futbol oynamam. Biraz da alıp satılan kişinin, tabii bu bir futbolcu, eşya değil, onun görüşlerinin önce öğrenilmesi lazım. Oynayacak kişi benim ve canım nerede isterse orada oynarım” dedi.
Yazarlarımız Yazıyorlar
Etiketler
Millet kategori görsün !
Bağlantılar
- Babamın Kumandasından
- Benimmeselem
- Beyin Ereksiyonu
- Designer Font
- Erdil Yaşaroğlu
- Gennaration
- Gökhan Akça
- Hoccanın Gastesi
- İnternet Mutfağı
- İsmail Dağlı
- Kreativme
- Marka Yöneticisi
- Meşgul Sinyali
- Müge Cerman
- Onur Almışlar
- Orjinal fikirler deposu
- Pazarlama Cadısı
- Punctura
- Sanal Mutfak
- Selim Tuncer
- Selmin Ulusu
- Simto Alev
- Siteniz
- Smart Marketing Journal
- Yaratıcı Fikirler
- Yazan Blog
- Zaytung



























