<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medya Şaklabanları &#187; aşk</title>
	<atom:link href="http://www.medyasaklabanlari.com/tag/ask/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medyasaklabanlari.com</link>
	<description>Medya ile dalga geçebilen arada kendini kaybedip iyi şeyler de yapabilen internet sayfası Messing with the media it self may have lost the way a good website that can do things</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Jul 2010 13:54:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Aldatmak için internet</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/05/02/aldatmak-icin-internet/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/05/02/aldatmak-icin-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 17:09:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[ashley madison]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=3682</guid>
		<description><![CDATA[Amerika’da büyük tartışmalara yol açan “Hayat kısa, bir aşk maceranız olsun” sloganıyla yola çıkan Ashley Madison online servisi, evli insanların, diğer yetişkinlerle gizli ilişkiler yaşamalarını ‘kolaylaştırmak’ için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.gazetesok.com/images_content/2010-05/02/ma/c89331.jpg" alt="" />Amerika’da büyük tartışmalara yol açan “Hayat kısa, bir aşk maceranız olsun” sloganıyla yola çıkan Ashley Madison online servisi, evli insanların, diğer yetişkinlerle gizli ilişkiler yaşamalarını ‘kolaylaştırmak’ için kurulmuş. Sitenin kurucusu Kanadalı Noel Biderman, “Evlilik kurumunu ‘geliştireceğine’ inandığı şeye yatırım yaptım” diye kendisini savunuyor. 2001 yılında Kanada’da kurulan site, İngiltere ve Amerika’da hizmete başlamış. Ücretsiz üye olunan, ancak sonrasında ücretlendirilen sitenin en çok erkek üyesi olduğu belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/05/02/aldatmak-icin-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben her baharda ayrılırım senden</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/27/ben-her-baharda-ayrilirim-senden/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/27/ben-her-baharda-ayrilirim-senden/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 11:06:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Memleketimden]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=3647</guid>
		<description><![CDATA[Sabahları yorgun uyanmak zor oluyor sen gittiğinden beri. Saatlerle konuştuğum zaman arttı aynı şekilde kendime ayırdığım zaman azaldı. Ne yapıyorsun diye sorma. Cevabım kocaman bir &#8220;hiç&#8221; olacak. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.psikodestek.com/n01.jpg" alt="" />Sabahları yorgun uyanmak zor oluyor sen gittiğinden beri. Saatlerle konuştuğum zaman arttı aynı şekilde kendime ayırdığım zaman azaldı. Ne yapıyorsun diye sorma. Cevabım kocaman bir &#8220;hiç&#8221; olacak.</p>
<p>Bu hiçlikte özlüyorum seni her gün yeni bir şeyler koyuyorum senin yerine her akşam yerinden alıyorum boş kalıyor yanı başım. Öyle yatağa giriyorum bir dahaki sabaha kadar. Ve her sabah tekrarlanan bir ritüel haline getiriyorum.</p>
<p>Kendime yeni eğlenceler bulamıyorum, üzerimde ki pijamaları haftada bir çıkarıyorum, sakallarımı kafam esince kesiyorum, saçlarımı kirden kaşınıncaya kadar yıkamıyorum, güzel kokuyor dediğin parfümlerimi kullanmıyorum&#8230;Yani hayat akarken ben duruyorum.</p>
<p>Kimi zaman haberleri izlerken ağlıyorum kimi zaman nefret ettiğim arabesk müziği dinlerken içiyorum. Terastan bakınca boşluğa o boşluğu hemen dolduruyor hayalin. Hayallerimi geri alamıyorum. Sonbaharda başlayan rüya baharda bitmişti.</p>
<p>O yüzden her kış geldiğinde sen geliyorsun zannediyorum. Biliyorum yoksun gelmeyeceksin ama öyle hissetmek beni iyi ediyor. Mutfaktan sesleneceğini umuyorum etrafta pizza kutularını görüp bağıracaksın, boş bira şişelerini bir bowling edasıyla yuvarlayacaksın yerde.</p>
<p>Kapıdan girer girmez boynuma sarılıp öpeceksin beni&#8230;dediklerimi aldın mı diyeceksin&#8230;Ben her zaman ki boş vermişliğimle aldım tabiki diyeceğim. En sevdiğin meyveyi görünce gözlerin açılacak büyüyecek. Bedavadan kazanacağım öpücüğü özlüyorum&#8230;</p>
<p>Kış bitiyor yine bahar geldi diyorlar cemreler birer birer düşüyor, yağmurlar artıyor&#8230;Evin önündeki ağaç rengini yeşil yapıyor, arada esen rüzgar sesi hışırdatıyor yapraklarını. Altında piknik yapamıyoruz belki ama ben uzaktan penceremden izliyorum. İki kişi geldi senin oturduğun yere oturdu kız sepeti açtı sofrayı hazırlıyor birazdan piknik var. Çocuk gülümsüyor bir eli kızın yüzünde öpecek sanırsam&#8230;</p>
<p>Kapı mı çalındı? Yok ya ne kapısı çalan yüreğimin yalnızlık şarkısı&#8230;Erkek fransızca söylüyor parçayı mum ışığı var masada kadehler kırmızı şarapla dolu&#8230;Ellerin biri parmaklarla kenetli birisi kadehi tutuyor&#8230;Garson uzaktan izliyor masayı imrenerek&#8230;Her akşam o sahneyi görmeyi seviyor..</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/32fiotKe3uY&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="385" src="http://www.youtube.com/v/32fiotKe3uY&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Televizyon kumandasının pilide azalmış vurmadan çalışmıyor&#8230;Sen gittiğinden beri çalışmaya devam ediyor aynı pil içinde duruyor o da baharla bitmek istiyor.</p>
<p>Bahar geldi yine senden ayrılmak zor geliyor&#8230;Senin ayrılığından ayrılmak zor geliyor. Banyoda yığılan çamaşırları yıkamak zor geliyor. Kirlilerin içinden daha az kirlileri bulup giymek en kolayı geliyor. Burada olsan yine diyeceksin bana kolaya kaçıyorsun zoru sevmiyorsun&#8230;</p>
<p>Ben seni sevmekle ilk defa hayatımda zoru seçmiştim onu da başaramadım. Ben de demek ki zor durmuyor, kolayı o yüzden seviyorum.</p>
<p>Bahar geldi benim için yine ayrılma zamanı geldi senden&#8230;Sen yoksun gideli yıllar oldu ama hala senden ayrılmak zor geliyor. Duvardaki fotoğraflar beni şizofren yaptı biliyorum, verdiğin hediyeler, kadehte kalan ruj izin aynı duruyor.</p>
<p>Değişmeyen tek şey değişimin kendisi diyen felsefeci yok artık benim için. Baharı sevmiyorum o felsefeciyi de aynen öyle. Ben senden ayrılmak istemiyorum, gitmek istemiyorum buralardan&#8230;</p>
<p>Belki de o yüzden her baharda ayrılmak zor geliyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/27/ben-her-baharda-ayrilirim-senden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadın yoksa ağlamakta mı yoktur?</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/27/kadin-yoksa-aglamakta-mi-yoktur/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/27/kadin-yoksa-aglamakta-mi-yoktur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 22:31:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Memleketimden]]></category>
		<category><![CDATA[ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bob marley]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[memlektimden]]></category>
		<category><![CDATA[no woman no cry]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=3643</guid>
		<description><![CDATA[Bir erkek olarak  Bob Marley&#8217;in No woman, no cry adlı parçasını dinlerken sözlerindeki çaresizliği görmeden kendime bazı soruları sorarken buldum. En son ne zaman ağlamıştım mesela ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.iyi-resimler.com/data/media/1400/kiz-takimi.jpg" alt="" />Bir erkek olarak  Bob Marley&#8217;in No woman, no cry adlı parçasını dinlerken sözlerindeki çaresizliği görmeden kendime bazı soruları sorarken buldum.</p>
<p>En son ne zaman ağlamıştım mesela ve gerçekten bir kadın yoksa yakın hayatımda o kadar mı az ağlıyordum. Ya da tam tersi kadın deyince ağlamak mı geliyordu aklıma. Genel olarak erkekler az ağlayan ırka girerler, kimileri toplum baskısı diyor kimisi kimliği bulamama, engellenme diyorlar.</p>
<p>Ama beni ilgilendiren kısmı kendimden yola çıkış, evet itiraf ediyorum ben kadınlarla birlikte olduğum zaman ağladım ağlıyorum da.  Çünkü onlar beni duygusal yapıyor hayatı sorgulamamı sağlıyor bakış açımı değiştiriyor. Onlarsız geçen süre zarfında çok katı ve kesin kurallı bir herif olup çıkıyorum. İstisna zamanlar oluyor tamam kabul etmeliyim. Aynı şekilde bir aşk filmi izleyip yanında uzanacak el olmayınca saçlarını okşayacak birini bulamayınca da duygulanıyorsunuz, öyle oluyorum. Onun konusu burada anlatılmak istenene girmiyor, başlı başına &#8220;yalnızlık&#8221; denen kendisi bir çırpıda yazılan ama anlatmaya, yazamaya başlayınca satırlar, kelimeler alan bir kavram.<br />
Bob Marley&#8217;in söylediği bu cümle bir bakıma doğru onlar olmayınca duygular köreliyor biz erkeklerde. Ve ilginçtir bizlerin ağladığı zamanlar&#8230;Örneğin bir baba ağlar kucağına yeni doğmuş kızını aldığı zaman, bir sevgili askerdeyken ağlar sesini duyduğu zaman, ayrıldığı zaman ağlar&#8230;</p>
<p>Bunlar kişisel olanlar bir de ülke bazında olanlar var daha tarihsel bir kaç örnek vermek istiyorum. Özellikle askeri kaynaklar içinde kalmış açıklanmayan sır belgelerden çok tanıdık bir liderden örnek vermek istiyorum. Mustafa Kemal&#8217;in annesine yazdığı mektuptan&#8230;Askerdeyken açıklanmayan bu belgeyi bir şekilde okuma fırsatı buldum ozaman da duygulanmıştım. Aklımda kaldığı kadarıyla yazıyorum&#8230;</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.as-el.com.tr/images/ataturk1.jpg" alt="" width="240" height="336" />Anneciğim ben iyiyim beni merak etme savaş olanca hızıyla devam etmekte&#8230;Ama uyuyamıyorum geceleri gözüme uyku girmiyor, ölmeye gelen gençleri gördükçe kahroluyorum. Onların karşısına dimdik çıkıyorum çünkü onlar bana güveniyor&#8230;Ama sabah yolcu ettiğim çocukları bana şehit olarak getirdiklerinde o çadırda ağlamaktan başka ne yapabilirim. O kadar seni özlüyorum ki ayağına başımı koyup yatmayı o kadar özlüyorum ki&#8230;Çaresiz kaldığımda seni düşünüyorum&#8230;Dualarını eksik etme&#8230;</p>
<p>Bunun gibi duygusal bir yazıydı&#8230;Yine bir kadın annelerimiz&#8230;Onlar bizim için daha fazla ağlıyorlar ama biz erkek çocuklar belli etmeyiz nedense onlar için ağladığımızı&#8230;</p>
<p>Yine bir örnek vereceğim&#8230;Lübnan-İsrail savaşı yaşandı hemen unutmayalım daha kaç sene oldu. Orada çok traji komik bir olay yaşandı. Lübnan başbakanı tüm dünya tvleri&#8217;nin önünde ağladı. O da şöyle demişti. Çocuklarımızı öldürmeyin halkıma zarar vermeyin tüm dünya bize yardım etsin zor durumdayız. Halkımın gözlerimin önünde öldürülmesine ve elimden bir şey gelmemesine dayanamıyorum. Hemen bunun üzerine bir kadın bakan, israil dış işleri bakanı cevap vermişti. Sayın başbakan ağlayacağına halkının ölümünü seyredeceğine elinden geleni yapsın&#8230;</p>
<p>Bakın zaten lübnan başbakanı bu açıklamayı yaptıktan sonra 2 önemli durum ortaya çıktı. Lübnan bazı yerleri terk edip geri çekilmeye başladı. Çünkü savaşanların direnci kırıldı. Diğer durumsa hizbullah kanadı devlet dışında savaşmaya başladı gerilla bir şekilde&#8230;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/Wqs6hGdcZtY&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="385" src="http://www.youtube.com/v/Wqs6hGdcZtY&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Zaten savaşı da bu gerilla takımı kazandırdı ülkesine&#8230;</p>
<p>Tekrar konuyu iyice dağıttıktan sonra toparlamam gerekirse&#8230;Evet kadın olmazsa biz daha az ağlıyoruz herifler olarak&#8230;Ama ben hala onlarla ağlamayı seviyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/27/kadin-yoksa-aglamakta-mi-yoktur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peynirli Poğaça ve Miami&#8230;</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/09/peynirli-pogaca-ve-miami/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/09/peynirli-pogaca-ve-miami/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 20:15:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[miami]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[peynirli poğaça]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=1328</guid>
		<description><![CDATA[Penceresi olmayan bir apartman katından sonunu bilmediğim ama güneşin doğuşunu seyretmeyi sevdiğim yere doğru bakıyorum. Üzerimde hiç bir zaman giymediğim siyah gömleğim ve giydiğimde bana işkence yapmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.cafemsn.net/wp-content/uploads/peynirli_pogaca.jpg" alt="" width="317" height="300" />Penceresi olmayan bir apartman katından sonunu bilmediğim ama güneşin doğuşunu seyretmeyi sevdiğim yere doğru bakıyorum. Üzerimde hiç bir zaman giymediğim siyah gömleğim ve giydiğimde bana işkence yapmayı seven kotum var.</p>
<p>Kollarım kıvrılmış uzunluğuyla sıkıntıya sokan kısalığıyla uzunluğunu aratan gömleğim. 4o. kattayım bedenim burada miami&#8217;de beynim ise onun yanında.</p>
<p>Orada sabah saat 8 o en güzel uykusundadır. Ben öperek uyandıramasam da bir çalar saati vardı kızdığında fırlatmayı sevdiği ama onu yalnız bırakmayan. Zaman hızlı akıyor ben gökdelenlerin içinde nehire gözlerimi dikmişken o uyuyordu.</p>
<p>Belki de rüyasında yeni sevgilisinin hayalini kuruyordu. Ben uyanıktım onun hayalini kuruyordum 23. kattaki juliada benim&#8230;</p>
<p>Ama neyin önemi vardı ki bir hışımla yola çıkılan bir hayat&#8230;Ve eminim pişmanlığın, geri dönüşü olmayan yolun. Ayrılırken ne kadar da hafiftik sen hiç ağlamamıştın bir adam için, benim için 1 hafta ağlamışsın&#8230;öyle diyorlar. Ben senin önünde yere yığılırken o kadar da erkek değildim&#8230;</p>
<p>Hala benim koyduğum şifreleri kullanıyorsun hala resimlerimi yazılarımı saklıyorsun. Bir dolap içinde bir kutunun içinde duruyorlar. Senden kalanları ise ben yok ettim doğrusu öyle zannettim. Şimdi tam buradalar elimin altında zihnimin tünelinde. Dünyanın bir ucuna sen yanına alamazken benim yanımdalar&#8230;sözde atmıştım onları bir kenara.</p>
<p>Bazen sabahları bir koku geliyor burnuma sıcak bir poğaça peynirli. Buralarda bunu bulmak zor hatta imkansız. Açıyorum gözlerimi dönüyorum yatakta karşımda seni göreceğimi hayal ederek&#8230;Boşş bomboş&#8230;</p>
<p>Bütün gün burnumdasın buram buram&#8230;Bilmiyorum yeni sevgilin sana ne diyor ona nasıl kokuyorsun. Ama hiç bir fırın senin kokunu senin poğaçanı yapamıyor. Şehir bile değiştiriyor o kokunu sen Ankarada bir sabah sıcak sıcak güzeldin&#8230;</p>
<p>Ben seni öperek uyandırdığımda sen öyle kokuyordun&#8230;</p>
<p>Kendime gelmeliyim&#8230;Saat ilerliyor&#8230;Hayat akmaya devam ediyor sen olmadan ben olmadan. yine sen onun aşkısın o da senin yine aynı cümleler kullanılıyor. Telefon çaldığında yine aynı şekilde ona söylüyorsun sadece kişi faklı duygular yine aynı&#8230;</p>
<p>Birazdan beni almaya gelecekler yine miami gecelerine akacağım&#8230;öyle sanıyorum seninle mum ışığı etrafında geçirdiğimiz saatleri hiç bir gece kulübü veremeyecek. O loş odanda bir birimize bakarak saatlerce konuştuğumuz zamanı veremeyecek. Bana bakarken parlayan gözlerini hiç bir kız burada veremeyecek.</p>
<p><img class="alignright" src="http://media-cdn.tripadvisor.com/media/photo-s/00/14/38/05/downtown-miami-at-night.jpg" alt="" width="330" height="247" />Uyumamak için direndiğim uykuyla savaştığım saatler yine yanıbaşıma gelecek senin sesin olmadan kesilecek bir çınlamayla&#8230;</p>
<p>En güzel yaptığın yemekleri ona da yapıyorsun ona da o dizleri açıyorsun. Başımı koyarken acıtırmıyım diye düşündüğüm dizlerine şimdi başkası uzanıyor. Parlayan gözlerin onun için bu sefer bakıyor&#8230;</p>
<p>Kapı çaldı gitmek zorundayım yalandan sevmek yalandan düzene uymak zorundayım. Şimdi gözlerini açmışsındır telefonuna bakıp mesajlarını okuyorsundur. Birileri yine sana yazmıştır içinden geçenleri&#8230;</p>
<p>Şimdilik hoşçakal akşamı iple çekeceğim seninle olmasa da gerçek senle yatacağım. Ruhlar dünyasında istediğim yere gideceğim seni de alıp o sabahı poğaçamı koklayacağım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/09/peynirli-pogaca-ve-miami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgilinin elini tutmak bir ödüldür!</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/04/sevgilinin-elini-tutmak-bir-oduldur/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/04/sevgilinin-elini-tutmak-bir-oduldur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 08:46:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hükümlü]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=2886</guid>
		<description><![CDATA[HÜKÜMLÜ ve tutuklular bundan böyle, ziyaret saatlerinde sevgilileri ya da nişanlılarının elini tutup aşklarını gardiyanlar duymadan söyleyebilecek. Adalet Bakanlığı&#8217;nın yeni yönetmeliğine göre, parmaklıklar ardındaki kişi, cezaevi yönetimine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.takvim.com.tr/2010/04/04/200x150/728714737642.jpg" alt="" />HÜKÜMLÜ ve tutuklular bundan böyle, ziyaret saatlerinde sevgilileri ya da nişanlılarının elini tutup aşklarını gardiyanlar duymadan söyleyebilecek. Adalet Bakanlığı&#8217;nın yeni yönetmeliğine göre, parmaklıklar ardındaki kişi, cezaevi yönetimine akrabası olmayan 3 isim verebilecek, bu kişilerle baş başa görüşebilecek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/04/04/sevgilinin-elini-tutmak-bir-oduldur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sakız ve şarap</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/01/18/sakiz-ve-sarap/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/01/18/sakiz-ve-sarap/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 10:15:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[hasret]]></category>
		<category><![CDATA[mastic tree]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[sakız]]></category>
		<category><![CDATA[sakız ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[şarap]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=2314</guid>
		<description><![CDATA[Bu hikaya ege kıyılarında yaşamı arayan ve o yaşamı bulduğunu bilen ama zaman tanrısı ve mesafe tanrısının oyunu yüzünden anadolunun en seksi ve güzel kadınını yani “şarabı” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://photos-h.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs145.snc3/17255_253935617724_164350427724_3225906_160498_n.jpg" alt="" />Bu hikaya ege kıyılarında yaşamı arayan ve o yaşamı bulduğunu bilen ama zaman tanrısı ve mesafe tanrısının oyunu yüzünden anadolunun en seksi ve güzel kadınını yani “şarabı” özleyen bir adamın hikayesidir.</p>
<p>Kasımda rüzgarlar ege kıyılarını yalamaya başlamıştı, küçük kulübesinde yaktığı sobanın ateşiyle ısınmaya çalışan sabahları gün aydınlanmadan küçük sandalıyla zihin denilen uçsuz bucaksız denizde ışığı arayan bir adamdı o. Köylüler severlerdi onu&#8230;</p>
<p>Yıllar önce anadolunun en görkemli başkentinde fırtınalar koparmıştı bu adam. Ve bir kadını sevmişti ki hikayenin devamında da sevecektir. Ona ulaşmaya çalışsada şartlar yan yana gelip hep o şarap tanrıçasından uzaklaştırmıştı onu. Azimliydi yılmıyordu meşhur “sakız”&#8230;</p>
<p>Sakızda mı kim&#8230;Bizim civan delikanlı onun adı “sakızdı”&#8230;</p>
<p>Tüm köy onun efsaneleriyle çalkalanıyordu&#8230;Çünkü o adam köylülerinden biriydi ve dize getiriyordu herkesi. Övünmek onların en tabii haklarıydı. Her o kıza sarıldığında bu adam daha da büyüyordu. Kimse göremiyordu ama o adam o kızla büyüyordu&#8230;</p>
<p>Sakız, topladığı sebzeleri güzelce salata tabağına doğrarken ayvalık zeytin yağını üzerine dökmenin doygunluğuyla soba üzerinde fokurdamaya başlayan çayın keskin kokusu&#8230;Dalgalarıyla dövdüğü bu barakanın penceresinden çıkıp gidiyordu. Anadolunun başkentine&#8230;</p>
<p>Rengi gri hava da, renkli bir kırmızıydı bu hava&#8230;Şarap kız her sabah kalkıp baktığı penceresinde onun gönderdiği kırmızıyı görüyordu. Bu sakızın çayının rengiydi, her salataya ekmek bandığında biliyordu ki bu sakızın zeytin yağıydı.</p>
<p>Sakız bahçesinde ki hayvanları besledikten sonra her akşam onardığı ağları sırtına alıp açılıyordu denizine&#8230;Zaman ve mesafe tanrısıyla yeniden mücadeleye giriyordu. O sandal ege de bir oyana bir buyana sallanırken&#8230;Aklı sarı saçları, küçücük elleri ve ceylan gözleriyle ona gülümseyen şarabı düşünüyordu. Vız geliyordu ona tüm bu tanrılar&#8230;</p>
<p>Gitmek istiyor varmak istiyordu ona. Onunla bir hayatı paylaşmak. Sabah kalktığında şarabından bir yudum almak istiyordu. O gri kentte el ele yeni bir renk olmak istiyordu. Söz veriyordu kendine önce mesafe sonra zaman tanrısını yenecekti. Eski günlerde ki gibi gidecekti o şehre&#8230;</p>
<p>Eğer aşılması gereken bir dağ varsa aşacaktı eğer yakılması gereken bir tanrı varsa yakacaktı. Daha önce yenmişti önce korku sonra cesaret tanrısını&#8230;Şimdi de yapması gereken bu ikisini yenmekti.</p>
<p>Çankaya sırtlarından el ele, nefes nefese çıkmanın hayalini kuruyordu. Bakarken onun gözlerinde boğulmak sarıldığında onun sevgisiyle ayılmak istiyordu.</p>
<p>Sevginin emek istediğini sakızdan daha iyi bilecek birisi yoktu&#8230;Ya da şarabın tüm dünyadaki şarapların bir şişesinden bile pahalı olduğunu değerinin paha biçilemez olduğu çok iyi biliyordu.</p>
<p>Ah diyordu hep ah &#8230;Zaman tanrısı çok yoruyorsun beni&#8230;Sabah erkenden kalktığı barakasında boş uyanıyordu boş bakıyordu etrafa&#8230;Şarapsız dünya ile avunamıyordu. Onu yudumlamayı özlemişti onunla dertleşmeyi onun sevgisiyle yanmayı. O olmak istiyordu yalnızca&#8230;</p>
<p>Bir gün, beş gün fark etmez o olmayı istiyordu. Gülümsemesini görmek ve gülümsemesini yakından görmek için yanaklarından öpmeyi istiyordu&#8230;Dudaklarından kana kana şarabını yudumlamayı çok özlüyordu&#8230;</p>
<p>Sakız çok içmezdi içki ama dayanamazdı bazen rakıya&#8230;Sabah denizden tuttuğu balıkları kızartırken, beyaz peynir ve kavunu hazırlarken o kadar iştahlı olurdu ki size anlatamam. Onun bir sırdaşı derttaşı bendim&#8230;Benim yanım da bir çocuk kadar mutlu olur. Şarabı her anlattığında gözleri öyle işıldardı ki size anlatamam&#8230;Onun şarkılarını dinlerken mest olurdu&#8230;</p>
<p>Ağzından tek bir cümle çıkardı seni seviyorum şarabım&#8230;seni seviyorum güzelim&#8230;Ve ardından dizerdi kelimeleri bir inci gibi&#8230;</p>
<p>Karlar yağdığında biz çocuktuk seninle. Kızaklarımız olmadı hiç seninle. Sen seçtin yaşam denilen kanlı yolu. Ben seçtim uçsuz bucaksız seninle dolan sevgimi&#8230;</p>
<p>Böyle uzun uzun cümleler kurar şarapla yaşlanmanın hayallerini kurardı&#8230; Çocuklarına adlarını koyardı. Şarabın çocuklarla ilgili düşüncelerini anlatır. Ona anneliğin ne kadar yakışacağını anlatıp dururdu. Her şeyi o kızdı&#8230;</p>
<p>Şarap bir yudum alınınca bırakılacak bir kadın değil üstadım derdi bana&#8230;Onu anlamak için bana 2 yol gösterseler&#8230;Ben üçüncüsünü seçerdim çünkü şarap onu seçerdi derdi.</p>
<p>Şimdi ben sakızdan habersiz yazıyorum bunları&#8230;Yine çıkmış barakasının önüne beni görmüyor. Balığa çıkmadan önce son kontrollerini yapıyor ağlarının&#8230;Tepeden seyrediyorum sakız ve egeyi&#8230;İkisi yan yana çok güzeller ama eksik var&#8230;Bu tepeden bile görünce anlıyor insan&#8230;</p>
<p><img class="alignleft" src="http://photos-b.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs145.snc3/17255_253936077724_164350427724_3225907_2751581_a.jpg" alt="" />Şarap yok. Şarapsız da bu adam, sakız yok. Bilmiyorum sakız adına şaraba gidip yalvarsam mı ki ! Sonra haberi olunca kızar bana bu riski alamam sanırsam&#8230;</p>
<p>Yine alıcak koynuna sevdiğini açılacak sonsuzluğa, yanında şarap olduğunu varsayarak açılacak uçsuz bucaksız boşluğa&#8230;Onun yanında boğulacak sevgiyle bir gün inanarak&#8230;</p>
<p>Bu hikayenin bir sonu yok&#8230;Hala yazılmaya devam ediyor ben penceremden her baktığımda sakızı görüyorum imbatla birlikte sallanarak dibindeki şaraba şarkılar şiirler okuyor&#8230;</p>
<p>Şarap dinliyor ve dinlemekle yetiniyor&#8230;Sonu bağlanmayan bir hikaye bu&#8230;Şarap el salladığında, şarap dudaklarında sakız dediğinde bu hikaye ancak sonlanır&#8230;Peki demezse ne olur !</p>
<p>İşte ozaman gökten 3 değil elmalar dökülür, götürür sonunu bilmediğimiz bir hikayenin gölgesine&#8230;</p>
<p><strong>Özel</strong> bir insana adanmıştır bu yazı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2010/01/18/sakiz-ve-sarap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyalar ayırdı onlar yine birbirlerini buldular</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2009/12/13/dunyalar-ayirdi-onlar-yine-birbirlerini-buldular/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2009/12/13/dunyalar-ayirdi-onlar-yine-birbirlerini-buldular/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 11:03:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[karı]]></category>
		<category><![CDATA[koca]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=1775</guid>
		<description><![CDATA[İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 yaşında bir asker olan Harold Pettinger, Ortadoğu’da savaşmak için İngiltere’nin başkenti Londra’dan kalkan Ceramic isimli buharlı gemiye bindi. 18 yaşındaki Dorothy Eastwood [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img123.yukle.tc/images/228x1pbglk-vqL4BuvWDks0sV8doaB1iyef23SQDR306yOMkg1HU07J17bp70xSvNMtzRy2Jia1_TrjA2Bg11ocejKfs3as_cr8HFdzTMyiTrtYk7R6ZOIvuc9xLlzV9YmiFbWete3kLln8TuGBOsruyrS-.jpg" alt="" />İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 yaşında bir asker olan Harold Pettinger, Ortadoğu’da savaşmak için İngiltere’nin başkenti Londra’dan kalkan Ceramic isimli buharlı gemiye bindi. 18 yaşındaki Dorothy Eastwood ise Afrika’daki eski Rodezya’da kızkardeşiyle birlikte yeni bir hayata atılmak için aynı geminin yolcuları arasında yerini almıştı. Karşılıklı odalarda seyahat eden ikili, tanıştı ve kısa sürede birbirine çılgınca aşık oldu. Yolculuğun sonuna geldiklerinde birbirlerini asla görmeyeceklerini düşünerek veda eden çiftten geriye kalan tek şey, Eastwood’un yolladığı son telgraftı: Tüm aşkımla. İyi şanslar, Dorothy. Pettinger, savaştan sonra İngiltere’ye döndü ve kendine bir aile kurdu, Eastwood ise Zimbabve’de bir pilotla evlenerek 3 çocuk sahibi oldu. Bugün 89 yaşında bir savaş gazisi olan Pettinger, birkaç ay önce savaş gazisi olarak gördüğü saygıyı öven bir mektup kaleme alarak gazetelerinden Times’da yayınlattı. Aynı yazı The Week isimli dergide de yer aldı. Eski aşkından 8 bin kilometre uzakta yaşayan 87 yaşındaki dul Eastwood ise düzenli olarak okuduğu bu dergide Harold Pettinger ismini gördüğünde büyük bir şok geçirdi. İngiltere’de yaşayan oğlunun yanına taşındı ve onun yardımıyla Pettinger’in oğluyla temasa geçti. Eşini 21 yıl önce kaybeden Pettinger ve Eastwood 68 yıl sonra kavuştuklarında saatlerce konuştu ve anılarını tazeledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2009/12/13/dunyalar-ayirdi-onlar-yine-birbirlerini-buldular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milyon dolarlık bebek&#8230;</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/08/06/milyon-dolarlik-bebek/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/08/06/milyon-dolarlik-bebek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2008 13:07:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bira]]></category>
		<category><![CDATA[fantazi]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetçi]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/?p=800</guid>
		<description><![CDATA[Milyonlarca insan onun ürettiği birayı içiyor. O ise klişeleri yıkarak hizmetçisiyle tatile çıktı. Almanya&#8217;nın en büyük bira markalarındana biri olan Warsteiner&#8217;in sahibi Albert Cramer özel yaşamıyla ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/3176/6103176.jpg" alt="" width="276" height="150" />Milyonlarca insan onun ürettiği birayı içiyor. O ise klişeleri yıkarak hizmetçisiyle tatile çıktı.</p>
<p>Almanya&#8217;nın en büyük bira markalarındana biri olan Warsteiner&#8217;in sahibi Albert Cramer özel yaşamıyla ilgili en gizli sırrını açıkladı. 2 bin 500 kişi çalıştıran ve yıllık (550 milyon euro) 1 milyar YTL ciroya sahip dev bira markasını yöneten Albert Cramer, 54 yaşındaki hizmetçisi Karin&#8217;i sevdiğini ve birlikte tatile çıktıklarını söyledi.</p>
<p>Geçen yıl eşi Carmen Porwein&#8217;i bir kazada kaybeden ünlü işadamı, bu trajediyi yaşadığında hizmetçisi Karin en büyük destekçisi olmuştu. Karısı attan düşüp boynu kırılarak yaşamını yitirince, yakın arkadaşları Albert Cramer&#8217;in bu şoku atlatamayacağını düşünüyordu. Hizmetçisinin desteğini arkasına alan ünlü işadamı çalışmayı bırakmadı ve Warsteiner&#8217;in zirvede kalması için mücadele etmeye devam etti.</p>
<p>İşadamı Cramer yeni sevgilisiyle birlikte temmuz ayında ABD&#8217;nin Florida eyaletinde unutulmaz bir tatil yaptı. Cramer artık sevgilisiyle birlikte önemli partilere katılıyor ve onu Warsteiner&#8217;in yeni kraliçesi olarak tanıtıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/08/06/milyon-dolarlik-bebek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Din adamıyım bende severim&#8230;</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/07/24/din-adamiyim-bende-severim/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/07/24/din-adamiyim-bende-severim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2008 07:17:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[din adamı]]></category>
		<category><![CDATA[liseli]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/2008/07/24/din-adamiyim-bende-severim/</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere’nin Goldsithney kasabasında, bir din öğretmeni, 16 yaşındaki öğrencisi Jessica Anderson ile evlenme kararı aldı. Resmi olarak evlenmek için genç kızın 18 yaşına girmesini bekleyecek olan 50 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/230720081420585115153_2.jpg" align="right" />İngiltere’nin Goldsithney kasabasında, bir din öğretmeni, 16 yaşındaki öğrencisi Jessica Anderson ile evlenme kararı aldı. Resmi olarak evlenmek için genç kızın 18 yaşına girmesini bekleyecek olan 50 yaşındaki öğretmen Clive Richards, o zamana kadar birlikte yaşayacaklarını açıkladı. Kendini ‘Benim öğrencimken aramızda birşey yoktu, herşey ben okuldan ayrıldıktan sonra başladı’ diyerek savunan Richards, bu evlilikle beraber 4. defa dünya evine girmiş olacak. İki oğlundan 14 yaşında olanı da çiftle aynı evde yaşıyor.Clive Richards, aldıkları tepkilerin çoğunun olumlu olduğunu belirtti. Gelin adayı Jessica ise e-mail yoluyla haber verdiği ailesinden gerekli desteği bulamadı. Aynı şehirde yaşayan aile, bu kararı öğrendikten sonra evlerini satılığa çıkarttı. Sıradışı çift, genç kızın hamile olduğu veya beyni yıkandığı iddialarını ise yalanladılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/07/24/din-adamiyim-bende-severim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlkokulda aşk başkadır&#8230;</title>
		<link>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/06/02/ilkokulda-ask-baskadir/</link>
		<comments>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/06/02/ilkokulda-ask-baskadir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2008 07:54:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Memleketimden]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokul]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyasaklabanlari.com/2008/06/02/ilkokulda-ask-baskadir/</guid>
		<description><![CDATA[İlköğretim okulu binasındaki koridorların birinin sonundaki duvardan bir kaç yazı&#8230; Başka da yazacak bir şey bulamıyorum, bilmiyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlköğretim okulu binasındaki koridorların birinin sonundaki duvardan bir kaç yazı&#8230; Başka da yazacak bir şey bulamıyorum, bilmiyorum.</p>
<p class="imajorta"><img src="http://www.bildirgec.org/imaj/Sonrisa/bild1314.JPG" alt="\" border="0" /></p>
<p class="imajorta"><img src="http://www.bildirgec.org/imaj/Sonrisa/bild1315.JPG" alt="sevgili günlük bugün okula gelmedim..." border="0" /><br />
sevgili günlük bugün okula gelmedim&#8230;</p>
<p class="imajorta"><img src="http://www.bildirgec.org/imaj/Sonrisa/bild1316.JPG" alt="değer vermek sadece matematikte işe yarar..." border="0" /><br />
değer vermek sadece matematikte işe yarar&#8230;</p>
<p class="imajorta">&nbsp;</p>
<p class="imajorta"><a href="http://www.bildirgec.org/yazi/ask-aciya-sikayetsiz-katlanmak">Bildirgec </a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyasaklabanlari.com/2008/06/02/ilkokulda-ask-baskadir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
